Abdullah İbn Muhammed İbn Kiyâ el-Mâzandarânî (bazı kaynaklarda Abdullah Püser Muhammed b. Kiyâ el-Mazenderanî veya resmî kütüphane indekslerinde Muhammed b. Kiyâ el-Mâzandarânî olarak da geçer), 14. yüzyılda yaşamış Orta Çağ İslam dünyasının en önemli maliye uzmanları, bürokratları ve yazarlarından biridir.
Moğolların İran ve çevresinde kurduğu İlhanlı Devleti'nin son dönemleri ile sonrasındaki parçalanma sürecinde (Celâyirliler ve çevredeki diğer yerel emirlikler döneminde, yaklaşık 1300-1365 yılları arasında) faaliyet göstermiştir. Devlet başmuhasebecisi anlamına gelen ve İlhanlı-Celâyirli bürokrasisinde yalnızca en üst düzey mali yöneticilere verilen kıdemli "Müstevfî" ya da "Hâce" (Hoca) unvanına sahiptir.
Nisbesinden de anlaşılacağı üzere aslen İran'ın Hazar Denizi kıyısındaki tarihi Taberistan bölgesinde yer alan Mazenderan’dandır. Devlet dairesindeki kariyeri boyunca idari işleyişe derinlemesine vakıf olan el-Mâzandarânî, devlet yazışma (teressül) sanatını ve maliye dairesine (istîfâ) girmek isteyen kâtiplerin bilmesi gereken idari kuralları anlatan "Kitâb fi'l-Hisâb" adlı bir mesleki altyapı kılavuzu kaleme almıştır. Ancak onu dünya iktisat ve bilim tarihine geçiren asıl alametifarikası ikinci başyapıtı olmuştur.
Yaklaşık 1363 (Hicri 765) yılında Farsça olarak kaleme aldığı "Risâle-i Felekiyye der 'İlm-i Siyâkat" (kataloglardaki tam adıyla Kitâb-ı felekiyye fi's-siyâka be-hattı-ı dîvânî), dönemin İlhanlı veziri ve devlet adamı Hümâmüddin Felekü'l-Maâlî’ye ithafen yazılmıştır. Sekiz bölümden oluşan bu eser, salt bir matematik veya tarih kitabı olmayıp; edebiyattan, dinden ve felsefeden bağımsız, doğrudan ve müstakil bir devlet muhasebesi ders kitabı olarak tasarlanmış bilinen ilk kurumsal kılavuzdur.
Eser, İslam devletlerinde yüzyıllarca kullanılan iki temel unsurun kurumsallaşmasını sağlamıştır:
Siyakat Yazısı ve Kodifikasyon: Noktasız harfler ve özel kısaltmalardan oluşan şifreli siyakat yazısı, casusların veya halkın devlet bütçesini okumasını engelleyen bir güvenlik yazısıydı. El-Mâzandarânî, bu yazının harf birleşme kurallarını (kavâid) ilk kez standart kurallara bağlayan hoca olmuştur.
96 Rakamı Matrisi (Kesirler Sistemi): Dönemde yüzde (%) sistemi olmadığından, mali matematik bölümünde 96 tabanlı bir kesir sistemi geliştirmiştir. Örneğin; devlet gelirinin %50'sini ifade etmek için $48/96$ oranını kullanmıştır.
Envanterde İlk Standartlaşma: Karmaşayı önlemek adına sayım birimlerini sabitlemiştir: İnsanlar için nefer, araziler ve mücevherler için parça, kıymetli madenler için miskal, ipekli kumaşlar için ise top biriminin kullanılmasını zorunlu kılmıştır.
Merdiven (Siyakat) Yöntemi Hesap Planı: Defter tutarken yukarıdan aşağıya basamaklar halinde inen bir hiyerarşi kurmuştur. En üst satıra ana başlık (Örn: Vâridât / Gelirler), bir basamak içeriye alt başlık (Örn: An Mahsûl-i Gümrük), altına ise miktar yazılırdı. Bu model, dünya tarihindeki ilk kurumsal hesap planı döküm ağacıdır.
Defter Düzeni: İşlemlerin günlük kaydedildiği Ruznamçe (yevmiye defteri) ile bunların tasnif edilerek aktarıldığı Defter-i Kebir mantığını pratik simülasyonlarla kâtiplere öğretmiştir.
Eserde yer alan bütçe simülasyonları ve gerçek veriler günümüz tarihçileri için paha biçilemez arşiv vesikalarıdır:
1349 (Hicri 750) yılına ait devlet bütçesini detaylandırırken, bugün İran'ın başkenti olan Tahran'ın o dönemki bütçe payından ve mali durumundan bahseder.
Memleketi Mazenderan bölgesinin yıllık 2.370.000 dinar (237 tümen) vergi geliri olduğunu aktararak sosyo-ekonomik gücü belgeler.
İlhanlıların Anadolu Genel Valisi Emir Çoban'ın oğlu Temürtaş dönemi ile Anadolu'daki Moğol mali yönetimi araştırmalarında el-Mâzandarânî'nin kayıtları birincil temel kaynaktır.
Dönemin Moğol kökenli spesifik vergileri olan Kalan (arazi/tarım vergisi), Kubçur/Kopçur (göçebe hayvan/baş vergisi) ve Tamga (ticaret/gümrük vergisi) gibi kalemlerin eyaletlerden merkeze taşınırken uğradığı lojistik fire ve giderlerin nasıl muhasebeleştirileceğini formüle etmiştir.
Dünya muhasebe literatüründe, borç ve alacak mantığına dayanan "Çift Taraflı Kayıt Sistemi"nin (Double-entry bookkeeping) babası olarak 1494 yılında eser yazan İtalyan rahip Luca Pacioli kabul edilir.
Ancak el-Mâzandarânî, Pacioli'den tam 131 yıl önce (1363'te) bu sistemin esaslarını kamu maliyesi ölçeğinde formüle etmiş ve ders kitabına dönüştürmüştür. Her ne kadar İtalya'daki Cenova (Massari Defterleri - 1340) ve Floransa (1211 banka kayıtları) ticari defterlerinde bu sistem pratik uygulama olarak el-Mâzandarânî'den daha eski olsa da; bu pratikleri müstakil, kuramsal bir ders kitabı haline getiren dünyadaki ilk kişi el-Mâzandarânî'dir.
Tarihçiler, 13. ve 14. yüzyıllarda İlhanlıların ticaret merkezleri olan Tebriz ve Sultaniye'de koloniler kuran Venedikli ve Cenevizli tüccarların bu gelişmiş Doğu/İslam maliye muhasebesi sistemini (özellikle karşılıklı denetim sağlayan Dîvânü’z-Zimâm mantığını) İtalya'ya taşıdığını; Luca Pacioli'nin de Venedik'te pratik olarak uygulanan bu sistemi teorileştirdiğini savunmaktadır.
El-Mâzandarânî'den daha eski tarihlerde muhasebe veya borç-alacak mantığından bahseden yazılı eserler elbette mevcuttur:
Batı'da matematikçi Leonardo Fibonacci'nin Liber Abaci (1202) eseri tüccarlara Arap rakamlarını öğretirken muhasebe problemlerine yer vermiştir.
İslam coğrafyasında İlhanlı tarihçisi Vassâf (1328) tarih kitabının içinde mali kurallara değinmiştir.
Risâle-i Hasan b. Mâzandarânî (1336 civarı) ve El-Kavânînü’l-Sultâniyye (13. yüzyıl sonu) devlet kayıtlarını ele almıştır.
Çağdaşları: Alâ-i Tebrîzî (Saʿâdetnâme), Ali Şirazî (Şemsü's-Siyak) ve Alâeddin Felekî (Kanun-üs-Saâde) ile birlikte "İran-İslam Maliye Ekolü"nün dört temel direğini oluştururlar.
El-Mâzandarânî’nin farkı ise; tüm bu isimler muhasebeyi tarih, matematik veya edebiyat kitaplarının içinde birer "alt bölüm" olarak işlerken, onun tarihte ilk kez yalnızca muhasebeye odaklanmış müstakil bir bilimsel yapıt üretmiş olmasıdır.
El-Mâzandarânî’nin kurallaştırdığı bu hesap tutma içgüdüsünün en derinine inildiğinde, yazının icadından bile öncesine gidilir. İnsanoğlu yazıyı edebiyat için değil, tamamen muhasebe için icat etmiştir.
M.Ö. 8000 - 3500 (Kil Jetonlar): Mezopotamya'da henüz yazı yokken arpa ve koyun sayıları kilden yapılan geometrik jetonlarla (tokens) tutuluyordu.
M.Ö. 4000 (Bulla/Zarf): Bu jetonlar kilden kürelerin (Bulla) içine konup mühürleniyor; dışına da içindekilerin izi basılıyordu. Bu durum, modern muhasebedeki Borç (içerideki jeton) ve Alacak (dışarıdaki iz) kontrol mantığının ilk zihinsel kökenidir.
M.Ö. 3200 (Yazının Doğuşu): Jetonları zarfa koymaktan vazgeçip düz kil tabletlerin üzerine çizmeye başladıklarında Çivi Yazısı doğdu. İlk Sümer tabletlerinin %90'ı tamamen tapınak muhasebe kayıtlarıdır.
yüzyıldan sonra kütüphanelerde saklı kalan Risâle-i Felekiyye'nin modern dünyada keşfi şu aşamalardan geçmiştir:
Eseri dünya bilim camiasına ilk duyuran Türk tarihçi Zeki Velidi Togan olmuştur.
1952 yılında ünlü şarkiyatçı Walther Hinz, İstanbul Ayasofya Kütüphanesi'ndeki (No: 2756) tek nüshaya dayanarak eseri Almanca açıklamalarla Wiesbaden'de yayımlamıştır. Ancak bu nüshada eksikler ve okuma hataları mevcuttu.
İlerleyen yıllarda Tahran Meclis Kütüphanesi'nde (No: 6041) eserin çok daha temiz ve eksiksiz yeni bir nüshası bulunmuş, böylece üzerindeki tüm hatalar düzeltilmiştir.
Türkiye'deki Önemi: Osmanlı muhasebe sisteminin kökenlerinin bu İlhanlı modeline dayandığının kanıtlanması üzerine; İstanbul Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası (İSMMMO) ve Türk muhasebe profesörleri (Oktay Güvemli, Cemal Elitaş, Cengiz Toraman, İsmail Otar) tarafından eser; Türkçe, İngilizce ve Farsça tıpkıbasım halinde tek bir külliyat olarak dünya literatürüne kazandırılmıştır.
Nihai Özet: Abdullah b. Muhammed el-Mâzandarânî; temelleri 10.000 yıl önce Mezopotamya'da atılan hesap tutma geleneğini, devlet bütçesi ölçeğinde çift taraflı kayıt mantığıyla birleştirerek tarihin ilk müstakil ve profesyonel muhasebe ders kitabını yazan dahi bir başmuhasebecidir.